Maltepe Evde Masaj Hizmeti

Maltepe Evde Masaj

Olivia tavana bakıyordu, sadece bu sözün üzerine birden başını Miranda’ya çevirdi. “Bu doğru olamaz.” “Maalesef doğru.” “Niçin maalesef?” Maltepe Evde Masaj  Miranda gözlerini kırptı. Olivia en üstü kapalı cevaplanması ihtiyaç duyulan, en açık seçik soruları sorardı. “şu demek oluyor ki, ” dedi

Miranda. Bu duraksaması zaman kazanmak için değildi, fakat hakikaten de ne diyeceğini bilmiyordu. Ellerini defterin üzerinden çekti. Sanki yanıt sihirli bir şekilde defterin kabına kazınmış olarak karşısına çıkacakmış gibi günlüğüne baktı. “Tüm varlığım bu. Ben neysem bu o.” Olivia kuşkulu görünüyordu. “O bir kitap.”

“Bu benim yaşamım.” “yaşamın mı?” diye sordu Olivia! “Defterin benim hayatım bulunduğunu söylemiyorum, ” dedi Miranda ani bir sabırsızlıkla, Maltepe Evde Masaj  “bir tek onu içeriyor. Her şeyiyle. Her şeyi yazdım. On yaşımdan beri.” “Her şeyi mi?” Miranda, neler yediğini ve daha başka minik şeyleri, vazife duygusu içinde yazdığı sayısız günleri anımsadı. “Her şeyi.” “Ben asla bir gmeşhurk tutamazdım.” “Evet, yapamazdın.” Olivia başını elinin desteğiyle kaldırarak yan tarafına döndü. “Benimle aynı fikri paylaşman gerekmezdi.”

Maltepe Evde Masaj

Miranda bir tek gülümsedi. Olivia yeniden sırt üstü döndü. “Sanırım defterine dikkatimin zayıf bulunduğunu yazacaksın.” “aslına bakarsanız yazdım.” Bir süre sessizlikten sonra. “Sahi mi?” “Çabuk sıkıldığını dair bir şeyler yazmıştım.” “Evet, ” diye yanıtladı arkadaşı, hemen hemen hiç düşünmeden. “o denliı doğru.Maltepe Evde Masaj  ” Miranda yeniden yazı masasına baktı. Mum, kurutma kâğıdının üstüne titrek ışık parçacıkları düşürüyordu. Birden üzerinde bir yorgunluk hissetti. Yorgun fakat ne yazık ki uykulu değil. Bezgin belki.

Huzursuz. Sıyrılıp yataktan çıkarken, “Bitkinim, ” dedi Olivia. Dadısı geceliklerini yorganların üzerine koymuştu. Olivia giyinirken Miranda saygıyla başını çevirdi. “Sence Turner burada ne kadar kalacak?” diye sordu Miranda dilini ısırmamaya çalışarak. Onun bir anlık görüntüsünü bile hâlâ ölesiye arzuluyor olmaktan nefret ediyordu ama bu senelerdir bu şekilde sürüp gidiyordu.

Hatta o evlenirken bile böyle olmuştu. Düğününde kilise sıralarında oturup onu seyretmişti. Yüreği adeta yanarak onun gelinine bakmasını seyretmişti. Ne olursa olsun, onu gene de seviyordu. Hep sevecekti. Daha minik bir kızken, özüne inanmasını sağlayan adam o olmuştu. Onun kendisine ne yaptığı – kendisi için ne yaptığı mevzusunda hiçbir fikri yoktu ve belki de asla olmayacaktı.